Şimdi Sıra Sizde…

Selin Demirel (12)Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk yıllarında büyük savaşlar atlatmış ve pek çok açıdan gerilemiş hatta yıkık denilecek bir durumdaydı. Ülke o durumdayken bizim son yıllarda sıklıkla tekrarladığımız “eğitim şart” sözü o yıllarda ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk için de vazgeçilmezdi. Ülkenin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmasında hatta da ileriye gitmesinde en önemli şeylerden birinin eğitim olduğunu biliyordu. Bu nedenle henüz gencecik bir ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nin dört bir yanından pırıl pırıl, zeki ve yetenekli çocukları eğitim almaları için yurt dışına gönderdi. O dönemde eğitim için giden çocuklardan biri olan Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak anılarında şu cümleleri kaleme alıyor.

…..O zaman uçak filan yok… Trene binmek üzere Sirkeci’ye gittim. Bir müvezzi benim adımı “Mahmut Sadi”yi filân arıyor.. Bir telgraf.. Atatürk’ten bir telgraf: “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum; alevler olarak geri dönmelisiniz!”. Şimdi gel de haylazlık et, bakalım!

Evet. Gerçekten de her şey Atatürk’ün dediği gibi oldu. O çocukların hepsi “Modern Türk Eğitim Sistemi”nin mimarları oldular. Büyük çoğunluğu eğitimci olarak bilgilerinin tüm ülkeye yayılmasını sağlarken bir bölümü de alanlarında üstün başarılar elde ettiler. Müzik alanında da o çocukların içinde 5 tanesi vardı ki daha sonraları adları tüm Dünya’da “Türk Beşleri” olarak anıldı ve Türkiye’deki müzik eğitimin kurucuları oldular. Bugün Türkiye’de akademik müzik eğitimi almış ya da almakta olan kim varsa bu 5 isimle zincirleme olarak mutlaka bir bağı vardır.

Peki bu eğitime gönderilen çocuklardan sonra bu gelenek sona mı erdi? Hayır. “Harika çocuk yasası” ile yıllarca bu ülkenin çocukları eğitim için yurt dışına gönderildi. Bir kaç tanesini örnek vermek gerekirse, Gülsin Onay, Hüseyin Sermet, İdil Biret, Selman Ada bunlardan bazılar. Daha sonra ise “özel statü” yönetmeliği ile konservatuvarda özel eğitim gören ve yine yurtdışına gönderilen öğrenciler oldu. Bunlara örnek olarak ise Fazıl Say ve Muhiddin Dürrüoğlu-Demiriz’i sayabiliriz. Acaba şu anda bu “özel statü” uygulaması sürüyor mu? Maalesef hayır. 1998 yılında Emrecan Yavuz son olarak bu statüden yararlanan “harika çocuk olmuştur. Günümüzde ise Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığının komisyon oluşturmaması nedeni ile yasa hala var olsa da uygulanmamaktadır.

Atiye Eşkiza (3)Acaba ülkede “harika çocuk”lar tükenmiş olabilir mi? Tabii ki Hayır! Hatta belkide her geçen gün sayıları artıyor diyebiliriz. Ama bu çocukların o çocuklardan büyük bir farkları var. Maalesef yalnız başlarınalar. Arkalarında “Devlet Desteği” olmadan eğitimlerini sürdürmeye ve kendilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Bence bugünkü “harika çocuk”ların işi çok daha zor ve bu nedenle yaptıkları şey takdire şayan. İşte bu kendini geliştirmek için yanıp tutuşan iki genç Türk kızı da Atiye Eşkiza ve Selin Demirel. Selin bu yıl Hannover Müzik Yüksekokulu’nu, Atiye ise Tchaikovksy devlet konservatuvarını kazandı. Eğitimlerini sürdürebilmek, kendilerini enstrümanlarında önemli yerlere getirmek ve belki de kıvılcım olarak ayrıldıkları  ülkelerine alevler olarak dönebilmek için bizlerin desteklerine ihtiyaçları var. Zaten “Devlet Desteği” alamayan bu gencecik yeteneklere biz de destek olmazsa işleri daha zor belki de imkansız olacak. İşte bu nedenle biz bu gençlerin seslerini duyurabilmeleri, daha çok insana ulaşabilmeleri için onlara birer internet sitesi ve birer logo tasarladık. Manevi desteğimizi de hiç bir zaman çekmeme sözü verdik. Sizlerde onların internet sitelerinin inceleyebilir, onları tanıyabilir hatta onlara destek olabilirsiniz. Ayrıca buradan açık çağrımızdır. Yurt dışında eğitim almaya giden bütün gençlerimizin destekçisiyiz. Hepsi bize ulaşabilirler. Atiye ve Selin ile yollarımız bir şekilde kesişti, iyi ki de kesişti. Yollarımızın henüz kesişmediği bütün genç yeteneklerimizle bir gün yolda karşılaşmak dileğiyle.

Hoşça kalın…

 

Selin Demirel: www.selindemirel.com

Atiye Eşkiza: www.atiyeeskiza.com


Karnaval’da Arayın

ınstagram’da Karnaval