Robert Schumann’ın Genç Müzisyenlere Öğütleri

Robert Schumann'ın genç müzisyenlere öğütleri1810 – 1856 yılları arasında yaşamış olan Alman müzisyen, besteci, müzik eleştirmeni ve müzik eğitimcisi Robert Schumann, kendisinden sonra gelecek müzisyenler için altın değerinde öğütlerde bulunmuştur. Bu öğütlerin bazıları piyanistler, bazıları besteciler için olsada geneli bütün müzisyenlere hitap etmektedir. 69 maddeden oluşan öğütleri açıklamalarıyla birlikte yani bu öğütlerden ne anlamamız gerektiği ile ilgili tavisyelerimizle birlikte aşağıda bulabilirsiniz.

 

  1. Kulak eğitimine çok önem veriniz. Küçük yaşlarda sesleri ve tonali­teleri tanımaya çalışınız. Bir kilise çanının, pencere camının ve kuş cıvıltılarının verdiği sesleri tanımaya çalışın.

    Bu tavsiye son derece bilimsel bir dayanağa sahiptir. Zira insan beyni nöronların sinapslar ile birbirine bağlanmasıyla çalışır ve bu tavsiyeyi dinlerseniz beyninizde müzikle ilgili nöronların beyninizin diğer nöranlarına sinapslarla bağlanmasını sağlar ve müzik beyninizin gelişmesini sağlarsınız.

  2. Gamlara ve öteki parmak alıştırmalarına sürekli çalışın. Ancak ileri yaşlara kadar günde birkaç saatini teknik çalışmaya vererek böylelikle olgun bir icra gücüne erişeceğini sananlar çoktur; bu durum, alfabeyi her­ gün biraz daha hızlı okumak için uğraşmaya benzer. Zamanınızı daha iyi kullanınız.

    Burada gamlara ve egzersizlere dikkat çekiyor ve verdiği örnek son derece önemli çünkü gamını çalmadığınız bir eseri çalmak alfabesini bilmediğiniz bir dilde yazılmış kitabı okumaya benzer. Fakat bu çalışmaların müzik hayatınız boyunca aynı düzeyde devam etmeside doğru değil. Gamlara hakimiyetiniz arttıkça parmaklarınızı geliştirmek için etüt çalışmasına önem vermekte fayda var.

  3. İyi sayınız. Nice virtüözlerin icrası, sarhoş bir adamın yürüyüşüne benzer. Onlardan olmayınız.

    Temponun önemine dikkat çekerek yine güzel bir örnek veriyor. Sarhoş bir adamın yürüyüşü gibi aritmik bir şekilde çalmanın bir hata olduğuna dikkat çekiyor.

  4. Armoni kurallarını erken öğreniniz.

    Armoni kurallarını öğrenmek müziği anlamanızı sağlayacaktır. Dolayısıyla çalacağınız eseri anlayarak çalacak ve bestecinin istediğini tam olarak yansıtabileceksiniz.

  5. Müzik teorisi, şifreli bas, kontrpuan gibi şeylerden ürkmeyiniz. Onlarla dost olunuz, karşılığında dostluk göreceksiniz.

    Müzik teorisi ilk başta karmaşık gelse de müziğin içindeki matematiği anladıktan sonra eserleri daha farklı görmenizi sağlayacaktır.

  6. Yarım yamalak çalışmayınız. Her zaman istekle çalışınız ve eserleri hiçbir zaman yarım bırakmayınız.

    Ne kadar çalıştığınız kadar nasıl çalıştığınız da önemlidir. İsteksiz ya da eksik çalışmaktansa hiç çalışmamak ve vaktinizi başka bir şeyle değerlendirmek daha iyidir.

  7. Ağırlaşmak ve acele etmek iki temel hatadır.

    Belki de en önemli madde bu. Çünkü ağırlaşmak ve acele etmek çoğunlukla hata olarak görülmese de sizi doğrudan uzaklaştırır.

  8. Kolay eserleri iyi ve güzel bir biçimde çalmaya çaba gösteriniz. Bu, güç bir eseri çalmaktan daha iyidir.

    Her zaman en dikkat etmemiz gereken şeyin doğru çalmak olduğuna dikkat çektiği bu madde de zor eserleri çalma hevesinden se kolay eserleri iyi çalmanın sizi daha fazla geliştireceğini vurguluyor.

  9. Her zaman iyi akort edilmiş çalgı üzerinde çalışınız.

    Akortsuz bir estrümanla çalışmak müzik kulağınız için olumsuz etki edeceğinden mutlaka esntrümanın akordunun tam olması gerekir.

  10. Bir eseri yalnız parmaklarla öğrenmek yeterli değildir: Onu çalgısız. Şarkı halinde de söyleyebilmelisiniz. Hayal gücünüzü çalıştırınız.Öyle ki ; bir eserin yalnız melodisini değil, armonisini ve akorlarını da ezbere al­malısınız.

    Bu madde eserin bir bütün olduğunu vurgular nitelikte. Ve o bütünün her parçasının önemli olduğu da dikkat çekilen başka bir konu.

  11. Sesiniz az da olsa, eseri çalgınız yardımı olmadan ilk görüşte okumaya alışınız; böylelikle kulağın duyarlılığı daima artacaktır. İyi bir sesiniz varsa, onu geliştirme fırsatını kaçırmayınız. Bunu doğanın size bağışla­dığı büyük bir armağan olarak değerlendiriniz.

    Bu madde müzik eğitiminin vazgeçilmezlerin den olan solfejin önemine dikkat çekiyor ve sesini kullanmanın inceliklerini her müzisyenin öğrenmesi gerektiğini belirtiyor.

  12. Özellikle Bach’ın füglerini dikkate alınız. Onun 48 prelüde ve füg’ü günlük ekmeğiniz olsun. Sadece bu sayede bile iyi müzisyen olunur.

    Bu madde daha çok piyanistler için önem arz ediyor.

  13. Çalarken sizi dinleyenlerle ilgilenmeyiniz.

    Çaldığınız esere konsantre olmak sizi bir kişi ya da bin kişi dinlese dahi olumsuz etkileri ortadan kaldıracaktır.

  14. Yanınızda hep bir üstat sizi dinliyormuş gibi çalınız.

    13. maddeyle çelişiyormuş gibi görünse de ne zaman iki maddeyi bir arada uygulamayı başarırsanız işte o zaman iyi bir performans yakalayabilirsiniz.

  15. Karşınıza ilk defa olarak çalacağınız bir eser çıkarsa, onu önce okuyunuz.

    Bir eseri çalmadan önce notalarını deşifre etmek ilk aşamayı hızlandırmanızı sağlar.

  16. Günlük müzik çalışmanızdan sonra yorgunluk hissediyorsanız, ısrar etmeyiniz. İsteksiz ve neşesiz çalışmaktansa, dinlenmek evladır.

    6. maddede olduğu gibi yine çalışma yöntemiyle ilgili önemli bir tavsiye.

  17. Yaş ilerledikçe eserleri “modası var” diye çalmayınız. Vakit kıymetli­dir. Güzel eserlerin hepsini öğrenmek gerekseydi yüz kez yaşamanız gere­kirdi.

    Eser seçerken kulağınızın bir köşesinde bulunması gereken bir öneri.

  18. Sadece şekerli besinler çocukları güçlü birer insan yapamaz. Vücut gibi zekânın gıdası da basit ve kuvvetlendirici olmalıdır. Büyük besteciler kendilerinden sonra gelenleri düşünmüşlerdir: Onlara başvurunuz.

    Enstrümanınızda litaretüre girmiş büyük bestecilerin eserlerini çalmak sizi her zaman daha iyiye götürür.

  19. Kötü eserleri yazmamalısınız; onları reddetmelisiniz.

    Besteciler için bir öneri. Her eseriniz güzel olacak diye bir kural yok. Eserinizin kötü olacağını hissediyorsanız onun üzerinde daha fazla zaman harcamayın.

  20. Kötü eserleri ne çalınız, ne de, mecbur kalmadıkça dinleyiniz.

    İyi bestecilerin bile bütün besteleri iyidir diye bir kural yoktur. Eser seçerken bunu aklınızdan çıkarmayın.

  21. İcrada “gösterişli çalışa” özenmeyiniz. Eserde bestecinin düşünmüş olduğu etkileri ifade etmeye çabalayınız. Başka şey aramamalıdır. Fazlası karikatür olur.

    Yorumladığımız eserlerdeki nüanslara uymak eserin doğal halini ortaya çıkaracaktır. Gösteriş adına nüansları değiştirmek eserin olması gerektiğinden farklı bir yere gitmesine neden olacaktır.

  22. Tanınmış bestecilerin eserlerinde değişiklik yapmak, bazı sesleri çı­karmak veya aralara yeni çalış üslubuna uygun süslemeler sokuşturmak ayıp sayılmalıdır. Böyle şeyler sanata yapılacak en büyük hakaretlerdir.

    Büyük besteciler yaptıkları besteler nedeniyle bulundukları yere gelmişlerdir. Bu nedenle onların eserleri onlar nasıl istiyorsa öyle yorumlanmalıdır. Ancak bu şekilde bestecinin anlatmak istediğini anlayabilir ve anlatabilirsiniz.

  23. Çalışacağınız eserlerin seçimi konusunda daha deneyimli müzisyen­lere danışınız, zamandan kazanırsınız.

    Eser seçimi ilerleyişiniz açısından büyük önem taşımaktadır. Doğru zamanda doğru eserleri çalmak için her zaman tecrübeli müzisyenlerden yardım alınız.

  24. Büyük bestecilerin önemli eserlerini giderek tanımalısınız.

    Eserleri sadece çalmak değil o eseri yazarken bestecinin hayatında neler yaşadığını ve eserde neler anlatmak istediğini bilmek çok önemlidir.

  25. Kendilerine büyük virtüöz süsü vermiş olan kimselerin topladıkları alkış, sizi yanlış yola sürüklemesin. Halkın övgüsünden çok, sanatkârın takdirine önem veriniz.

    Popüler olmanız yaptığınız işin doğru olduğunu kanıtlamaz. Alanınızda sizden tecrübeli insanların taktirini alıyorsanız işte o zaman doğru bir iş yapıyorsunuz demektir.

  26. Bütün moda haline gelmiş şeyler, o modanın değişmesiyle ortadan kalkarlar; onları kullanmakla ihtiyarlığınıza kadar devam ederseniz dar fi­kirli olursunuz, kimse size önem vermez.

    Popüler kültürü yok saymayın fakat çok fazla da önemsemeyin.

  27. Şunun bunun önünde çalmak yarar değil zarar verir. Önünde çala­cağınız kimseleri seçiniz; fakat kendinizi mahcup düşürteceğini hissettiği­niz bir eseri çalmayınız.

    Konser vermek size yeni tecrübeler kazandırır fakat belirli bir seviyeye geldikten sonra her konser fırsatını değerlendirmeniz gerekmez. Seçici davranmalı ve bir kazanım edebileceğiniz konserlere katılmalısınız. Konserde çalacağınız eser seçiminde de dikkatli olmalı ve tecrübeli müzisyenlere danışmalısınız.

  28. Düo, trio, vs. gibi “beraber çalma” fırsatını kaçırmayınız. Bu, çalı­şınızı akıcı ve hareketli bir hale getirir. Şancılara da sık eşlik ediniz.

    Birlikte çalma disiplini solo çalma disiplininden çok farklıdır ve bunu tecrübe ederek öğrenmeniz gerekir. Ayrıca eşlik etmekte farklı bir tecrübedir ve bunlar sizin enstrümanistliğinizi geliştirir.

  29. Herkes birinci keman çalmak isteseydi hiç bir orkestra kurulamazdı. Her müzisyen kendi yerini bulmalıdır.

    Özellikle bir orkestra çalgısı çalıyorsanız orkestranın bir bütün olduğunu unutmayınız ve farklı bir noktaya gelmek için gereksiz bir çaba sarfetmek yerine payınıza düşeni hakkıyla yapmaya gayret ediniz.

  30. Çaldığınız aleti seviniz, fakat “bir tanedir”, “en yükseğidir” diye böbürlenmeyiniz. O alet gibi başka aletlerin de olduğunu ve hepsinin onun kadar iyi olduklarını unutmayınız. Şunu da unutmayalım ki, ses sanatkârları vardır ve en yüksek müzik, koro ve orkestra ile ifade edilir.

    Her müzik aletinin kendisine özgü bir zorluğu ve güzelliği vardır. Yapmanız gereken kendi enstrümanınızın güzelliğini yakalamaktır.

  31. Yaşlandıkça virtüözlük hevesinden çok partisyonlarla ilgileniniz.

    Yaşınız ilerledikçe eserlerde payınıza düşen den çok eserin bütünüyle ilgileniniz.

  32. Arkadaşlarınız arasında, sizden daha çok bilenleri arayınız.

    Sizden daha iyi bir bilgiye sahip arkadaşlarınız sizin gelişmenize yardımcı olacaklardır. Onlarla müzik üzerine sohbet etmek bile sizin için önemli bir kazanımdır.

  33. Müzik çalışmalarınızdan yoruldukça, dinlenmek için şiir okuyunuz. Sık sık açık havada geziniz.

    Yorulduğunuz zaman sanatınızı besleyecek bir diğer yol edebiyattır. Ayrıca açık havada yürüyüş yapmanın beynin işleyişini ve yaratıcılığı hızlandırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

  34. Şarkıcılardan çok şeyler öğrenebilirsiniz, fakat her söylediklerine inanmayınız.

    Burada şarkıcılardan kasıt opera şarkıcılarıdır. Onlar meslekleri gereğince her zaman ön plandadırlar ve seyirciyle en yakın ilişkide onlar bulunur. Onların görüşlerini bir süzgeçten geçirmek kaydıyla önemseyiniz.

  35. Dünya büyüktür. Alçakgönüllü olunuz. Sizden öncekilerin düşünüp bulamadıklarınızı siz de henüz keşfedemediniz. Eğer keşfettiyseniz, bunu başkalarıyla paylaşacağınız bir tanrı hediyesi olarak düşününüz.

    Bir müzisyenin belkide en büyük düşmanı kendi egosudur. Egonuzu dizginlemeyi başarmalısınız. Yaptıklarınızı çok büyük görmeyin fakat gerçekten büyük bir şey yaptıysanız bunu paylaşmaktan çekinmeyin.

  36. Müzik tarihini öğrenmek -çeşitli devirlerin şaheserlerini dinlemek şartıyla- sizi kibir ve gösterişten çabucak kurtaracaktır.

    Müziğin evrimi hakkında bilgi sahibi olmak sizi olgunlaştıracaktır.

  37. Org aletini çalmak fırsatını kaçırmayınız. Bestecinin kötüsünü ve tek­niğin kusurlarını belirten biricik alet org’dur.

    Burada bahsedilen çalgı kilise orgu’dur. Eğer bir kilise orgu çalma fırsatınız olursa bu fırsatı çok iyi değerlendirin o zaman ne denilmek istendiğini anlayacaksınız.

  38. Korolarda şarkı söyleyiniz, bilhassa orta partileri söyleyiniz. Bu, müzik kültürünüzü geliştirecektir.

    Koro müziği müzik kulağınız için çok önemli bir fırsattır. Özellikle alto ve tenor sesleri söyleme şansınız varsa armoni bilginizi sadece bu sayede bile arttırabilirsiniz.

  39. Müzisyen olmak ne demektir? Eseri, gözler notada, güçlükle bitirebi­liyorsanız, sayfayı çeviren yanlışlıkla bir yerine iki sayfa çevirince esere devam edemeyip yarıda kalırsanız, müzisyen sayılmazsınız. Buna karşılık yeni bir eseri çalarken ilerde ne geleceğini az çok tahmin edebilirseniz, bildiğiniz bir eser zihninize yerleşmişse, yani bir kelime ile müziği yalnız parmakları­nızla değil, kafanızda ve kalbinizde hissedebiliyorsanız, işte o zaman “mü­zisyen” sıfatını kazanabilirsiniz.

    Shumann burada müzisyeni kelimenin tam anlamıyla harika bir şekilde tanımlamıştır.

  40. Önemli, iyi bir müzikçi olmanın sırrı nedir? Aziz öğrenci, en önemli şey, iyi bir kulağa ve çabuk kavrama yeteneğine sahip bulunmaktır. Yete­nek gelişebilir ve yükselebilir de. Bu üstünlükler ise, günlerce kapanıp me­kanik çalışmalara bağlanmakla değil, geniş müzik ilişkileri ve sık sık koro ve orkestra dinlemekle sağlanır.

    “Yetenek geliştirilebilir ve yükseltilebilir” aklınızdan hiç çıkarmamanız gereken bir cümledir. Yeteneğinizi geliştimek tamamıyla sizin elinizdedir.

  41. İnsan sesinin sınırlarını ve dört çeşidini erkenden ve doğru olarak öğ­reniniz: Koroda bunları iyi izleyiniz. Sesin hangi kısımlarda kuvvetli, hangi yerlerde hafif ve yumuşak çıktığını dikkatle izleyiniz.

    Soprano, Alto, Tenor ve bas seslerini iyi öğrenmek, ses sınırlarını ses renklerini tanımak koro müziğini dinlerken kulağınızın gelişmesini hızlandıracak ve armoni bilginizi geliştirecektir.

  42. Halk şarkılarını iyi dinleyiniz; bunlar en güzel melodilerin kaynağıdır ve her milletin karakterini taşırlar.

    Bizim halk şarkılarımız türkülerimizdir ve bu toprakların melodilerini-ruhunu taşırlar bu melodileri dinlemek kendi müziğini tanımak her müzisyenin kendi karakterini ortaya çıkarması için vazgeçilmezdir.

  43. Eski anahtarlarla okumayı hemen öğreniniz. Aksi takdirde geçmiş za­manların birçok hazinelerini keşfedemeyeceksiniz.

    Özellikle besteci olma yolunda ilerleyen müzsyenler için çok önemli bir tavsiye

  44. Erkenden, değişik aletlerin ses renklerini ve karakterlerini inceleyi­niz; her birinin özel sesini kulağınızda duymaya çalışınız.
    Enstrümanların seslerini tanımak bir orkestra eseri dinlerken çok sesli dinlemenizi ve yorumlamanızı, bestecinin neler yaptığını ve yapmak istediğini daha iyi anlamanızı sağlar.
  45. İyi operalar seyrediniz.

    Opera bütün sahne sanatlarının birleşimidir. Bu nedenle opera izlerken tam bir sanat şöleni izlemiş olursunuz ve beyninizin sanatla ilgili bölümü çok fazla dikkat edilmesi gereken şeyle karşılaştığı için çok iyi çalışır. Onun için opera izlemek iyi bir antremandır.

  46. Eski şeylere karşı saygı besleyiniz; fakat yeniler için de içten olu­nuz. Tanımadığınız kişiler hakkında araştırmadan hüküm vermeyiniz.
  47. Bir eser hakkındaki kararınızı daha ilk dinleyişte vermeyiniz; ilkten hoşa giden her şey muhakkak iyi olmayabilir. Ustaların eserleri incelenme­lidir. Birçok gerçeği ancak yaşlandıkça anlayacaksınız.

    Bir eseri ilk dinlediğinizde hoşunuza gidenler sonradan hoşunuza gitmeyebilir ya da durmanız gereken bir motifi ilk dinleyişte farkedemeyebilirsiniz. Peşin hükümlü olmayın. Ayrıca eserler siz müzikal olgunluğa eriştikçe size daha farklı gelmeye başlayacaktır.

  48. Besteler hakkında hüküm yürütürken, “gerçek sanatseverler için yazılan” ile “amatörleri eğlendirmek amacıyla yazılan” eserleri ayırt etmelisiniz. Birincilerin tarafını tutunuz, diğerlerine karşı öfke göstermeyiniz.

    Sanat saat için midir, halk için midir? Her ikiside sanattır. Fakat sanat için yapılan sanata daha çok önem veriniz. Halk için yapılan sanatı ise yok saymayınız.

  49. “Melodi”, amatörlerin “harp Şarkısı”dır. Ve doğrusunu söylemek lazım gelirse melodisiz müzik de olmaz. Fakat melodi’yi hangi anlamda anladıklarına dikkat ediniz; onlarca “melodi”, yalnız kolayca anlaşılabilen ve hoş bir ritmi olanıdır. Başka çeşit melodiler de vardır. Bach, Mozart ve Beethoven’i dinlediğiniz zaman böylesine melodiler bin bir değişik renkler­le karşınıza çıkar. İtalyan opera melodilerinden az zaman sonra bıka­caksınız.
  50. Eğer piyanoda küçük melodiler sıralayabiliyorsanız, bu az da olsa bir başarı sayılır; bu melodiler eğer içten ve piyanonun yardımı olmaksızın geliyorsa daha çok sevininiz, çünkü bu sizin müzik duygunuzu canlan­dıracaktır. Parmaklar, kafanın isteğini yapmalıdırlar, tersi olamaz.
  51. Bestelemeye başlayınca her şeyi kafadan yapınız. Bir eseri iyice meydana çıkarmadan alet üzerinde çalmayınız. Müzik eğer ruhunuzdan fış­kırmışsa, eğer onu tamamen hissetmişseniz, başkalarını da etkileyecektir.
  52. Doğuştan geniş bir hayal gücüne sahipseniz, yalnız kaldığınız saat­lerde piyanoya oturup içinizde yanan ateşi armonilerle ifade etmeye gayret ediniz ve hisleriniz ne kadar gizli olurlarsa (sihirli alemlere dalar gibi ol­duğunuz anlarda) armoni dünyası da size o kadar esrarengiz görünecektir. Böyle saatler gençliğin en mutlu anlarıdır. Fakat sizi yanlış yollara götüre­cek, kuvvet ve zamanınızı hayallerle kaybettirecek duygulara kendinizi çok kaptırmaktan kaçınınız. Bir eserin hazırlanması ve temiz ifade kudreti yalnız belli ve açık bir yazı şekliyle elde edilir. Öyleyse hayalci olacağınıza kaleminizi işletiniz.
  53. Orkestra idaresi sanatıyla meşgul ol. İyi orkestra şeflerini sık seyret; hatta yönetimi zihninde kendi kendine ve beraberce yap. Bu seni doğru­luğa götürecektir.

    Orkestra şefi veya besteci olmak isteyen müzisyenler için önemli bir tavsiye.

  54. Sanatları ve bilimleri öğrendiğin gibi hayatı da incele.

    Müzik hayatın ta kendisidir. Hayatı incelemeyen tanımayan biri müzisyen olamaz.

  55. Ahlak kuralları sanat yasalarının aynıdır.
  56. Çalışkan1ık ve azim sayesinde daima yükseleceksin.

    Bu ikisi olmadan başarıya ulaşmaya çalışmak kanatlarınız olmadan yüksekten atlayıp uçmaya benzer.

  57. Birkaç kuruş kıymetinde olan bir kilo demirle binlerce saat yayı yapı­lıyor; böylelikle bu demirin değeri yüz bin defa artıyor. Tanrının sana ihsan ettiği kiloyu dikkat ve azami yararla kullan.
  58. İstek olmazsa sanatta doğruluğa erişilemez.
  59. Sanat yalnız zenginlerin yapabileceği bir şey değildir. Her zaman daha büyük bir artist olmaya gayret et; diğer isteklerin kendiliğinden ola­caktır.
  60. Bir eserin ruhunu ancak onun formunu anladıktan sonra kavraya­caksın.

    Form bilgisi öğrenmeniz gereken en temel konulardan biridir.

  61. Dâhiyi belki de yalnız dahi olan anlar.
  62. Olgun bir müzikçi, “en karışık bir orkestra eserinin notasını ilk din­leyişte bile göz önüne getirebilmeli” denilmiştir. Bu, düşünülebilecek en yüksek düzeydir.
  63. Öğrenmenin sonu yoktur.

    Schumann kendisine mesleği sorulduğunda “öğretmen ve öğrenci” der. Özellikle sanatta son yoktur. her zaman öğreneceğiniz kendinizi geliştireceğiniz bir konu vardır.

  64. Kimse bildiğinden fazlasını yapamaz. Kimse yaptığından fazlasını bile­mez.

    Ancak bilginizi arttırarak başarıya ulaşabilirsiniz.

  65. Edebiyatın önemli eserlerini ve yeni yayınlananları bilmeyenler kültür­süz sayılırlar. Müzikte de bu kadar ileri olmalıyız.
  66. Zamanın en iyi sanatkârlarının şöhretini kabul etmeyene kaybolmuş gözüyle bakılabilir.
  67. Halk “hoşa gitti” veya “hoşa gitmedi” diyor. Sanki halkın hoşuna git­mekten daha yüksek bir şey yok mudur?
  68. Çok müzik eseri okuyunuz; bu, özellikle iç duyuşunuzu geliştirecektir. Bir eseri tamamen içinizde duymadan çalışmayınız.

Karnaval’da Arayın

ınstagram’da Karnaval