Her Müzisyenin İzlemesi Gereken Harika Filmler

Havaların soğuduğu, yapılabilecek aktivitelerin daha kısıtlı olduğu şu günlerde en iyi giden şey: film izlemek! Bu sefer üşenmeyin ve mısırları patlatın! Özellikle müzisyenlere daha çok hitap ettiğini düşündüğümüz, kısıtlı seçenekler arasından derlemeye çalıştığımız bu filmler, umarız iyi vakit geçirmenizi sağlar… 
 

Hababam Rock! (2003)

Orjinal Adı: (School Of Rock)

 

Hababam Rock

 

Filmde Dewey Finn, tüm hayatını Rock müziğe adamış bir karakter. Ancak kimi problemleri ortaya çıkmaya başladığında büyük bir hazla bağlı olduğu grubundan yollanır. Bir sürü sıkıntının içerisinde bir de karşısına borç problemi çıkınca kendisini bir okulda müzik öğretmeni olarak bulur. Bu hayat onun müzisyen kimliğini bambaşka açılardan diriltecektir. 

Tür: Komedi / Müzik
IMdb: 7.1

 


50 Cesur Kemancı (1999)

Orjinal Adı: Music of the Heart

 

50 cesur kemancı

 

Muhtemelen az kişinin bildiği, idealist öğretmen karakterli film. İmkansızlık, azim, fedakarlık, kararlılık gibi olguları muhteşem bir müzik ziyafeti eşliğinde sorgulatan filmde, Harlem’deki belalı ve kontrolden çıkmış eğitim sistemi içerisinde fakir çocuklara, farklı bir müzik programının uygulanışına tanık olacaksınız.

Tür: Dram / Müzik
IMdb: 6.3

 


 

Sevgili Öğretmenim (1995)

Orjinal Adı: Mr. Holland Opus

 

sevgili öğretmenim
” Sana bir hikaye anlatayım ister misin? 15 yaşındayken bir plakçı dükkanında takılırdım. Orada çalışan bir adam vardı ve o benim neyi sevdiğimi bildiğini sanırdı. Bir gün bana bir albüm verdi, John Coltrane’nindi. Ben de alıp eve geldim, pikaba taktım ve anında nefret ettim. Yani gerçekten nefret ettim. Sadece hiçbir şey anlamamıştım. Bu yüzden tekrar çaldım. Tekrar çaldım. Sonra tekrar çaldım… Farkettim ki çalmadan duramaz olmuşum. O notaları dinleyip duruyordum. O gün şunu anladım: Hayatım boyunca yapmak istediğim şey işte buydu: Müzik yapmak!

 

Müzik öğretmeni Bay Holland, aslında kendini besteci olarak tanımlıyor. En büyük hayali bir gün başyapıt niteliğinde bir eser ortaya koymak ve bununla müzik tarihine adını yazdırmak… Bu sayede ekonomik sıkıntıların üstünde oluşturduğu baskıdan kurtulacağına ve daha da iyi besteler ortaya koyabileceğine inanıyor. Buraya kadar her şey gayet güzel bir şekilde planlanmış fakat Bay Holland büyük bestesini yapana kadar yaşamını sürdürecek parayı kazanması gerektiğinin de farkında. Bu yüzden artık bar ya da otellerde sahne almak istemediği için de mecburiyetten bir lisede müzik öğretmeni olarak çalışmaya başlıyor…

Azimle çalışır, öğrencilerinden yardım alır ve onların yeteneklerini de açığa çıkarmaya çalışır. Onlara müziği öğretmek ve sevdirmek için elinden gelen her şeyi yapar.

Müziği sadece duymanın yeterli olmadığını, onu hissetmeniz gerektiğini de vurgulayan bu film, aynı zamanda MEB‘in öğretmenlere tavsiye ettiği harika filmlerden biridir.

Tür: Dram / Müzik
IMdb: 7.3

 


 

Koro (2004)

Orjinal Adı: Les Choristes

 

Koro
Cumartesiyi iple çeken Pépinot, haylaz koristler ve Clément Mathieu…

Halihazırda duygusal bir dönemdeyseniz, kendinize çok yüklenmemek adına bu filmi başka bir güne öteleyebilirsiniz.

Bu filmi ‘gerçekten’ anlabilmek için uzun uzun yazmamız gerekirdi aslında. Yine de kısaca açıklamak gerekirse, filmimiz 1. Dünya Savaşı ertesi bir zamanda geçiyor. İşsiz müzik öğretmeni Clement Mathieu’nün, kötü yönetilen bir yatılı okula atanması ve akabinde buradaki sorunlu öğrencilerin yaşamlarını müziği kullanarak etkilemesini konu alıyor.

“Suyun Dibi” adı verilen okulda tamamen birbirlerinden farklı karakterlerden oluşan ve oldukça asi tavırlar sergileyen genelde kimsesiz fakir öğrenciler bulunmaktadır. Okulun müdürü ise öğrencilere karşı oldukça sert davranmakta, hücre cezası ve dayak gibi acımasız cezalar vererek disiplini sağlamaya çalışmaktadır. Bu gibi cezalar ile hiçbir sonuca varılamayacağını düşünen müzik öğretmeni Clement, cezaların caydırıcı olmak bir yana öğrencilere ispiyonculuğa özendireceğini ve aralarındaki çatışmanın artacağını düşünür. Aklına gelen en iyi çözüm, en iyi bildiği iş olan müzik sayesinde öğrencilere ulaşarak onlara farklı bir dünyanın kapılarını aralayabilmek olur.

koroo

Tür: Dram / Müzik
IMdb: 7.9

 


 

Kalbini Dinle (2007)

Orjinal Adı: August Rush

 

AugustRush2007OST_Score

12 yıl önce Washington Square Meydanı’na bakan ay ışığının aydınlattığı bir yerde genç çellist Lyla Novacek (KERI RUSSELL) ve İrlandalı karizmatik şarkıcı Louis Connelly (JONATHAN RHYS MEYERS) birlikte bir sokak çalgıcısının “Moondance” şarkısını yorumlamasını dinlerler ve birbirlerine aşık olurlar. Müziğin dilini paylaşarak aralarındaki bağ daha da karşı konulmaz ve güçlü bir hal alır.. ama kısa sürecektir.Hayatının en romantik gecesinin ardından Lyla Louis’e yeniden buluşma sözü vermiştir. Ama tüm karşı çıkmalarına rağmen babası (WILLIAM SADLER) onu bir sonraki konserine gitmeye zorlar. Geride kalan Louis onun kendisini umursamadığını düşünmüştür. Üzgün bir haldeyken Louis artık müziğe devam etmeyi imkansız bulmuş ve bırakmıştır. Bu arada Lyla da kayıp aşkının tek umudu olan doğmamış çocuğunu bir araba kazası sonrası kaybettiğini sanmıştır. Yıllar geçmiştir ama ikisi de gerçeği bilmemektedir. Lyla’nın babası tarafından gizlice başkasına verilen bebek artık büyümüş ve sıra dışı bir şekilde yetenekli bir çocuk olmuştur. (FREDDIE HIGHMORE) Çevresinde müziği hayatın ritmlerinde duyar. Rüzgarın sesini buğday tarlasından gelen seslerle birleştirerek güzel bir senfoniye dönüştürebilmektedir. Şartlar yüzünden yetim kalan çocuk anne babasının hayatta olduğuna ve onları istediği kadar onların da kendisini istediğine inanmaktadır.
august-rush
Onları aramaya kararlı olan çocuğun yolu New York City’e düşmüştür. Orada tek başına sokaklarda gitar çalarak geçimini sağlamakta ve terkedilmiş Fillmore East Tiyatrosu’nda esrarengiz sihirbazın (ROBIN WILLIAMS) koruması altında kendisi gibi onlarca çocukla birlikte yaşamaktadır. O gece ilk kez bir gitar alır ve kendi sıra dışı tarzıyla inanılmaz bir performans sergiler. Bu eğitimsiz çocuğun bu kadar tutkulu çalışından etkilenen sihirbaz ona August Rush ismini verir ve ona müziğin ruhu canlandırıcı gücünü gösterir. Sihirbazın genç dahi için büyük planları vardır ama August için müziğinin daha önemli bir amacı vardır. Ailesini bulma umudundan hiç vazgeçmeyen Rush onların bir yerlerde kendisini beklediğini bilmektedir. Müziğini duyarlarsa onu bulacaklarına inanmaktadır.
August’tan habersiz olan ailesi çoktan yolculuklarına başlamışlardır. Oğlunun hayatta olduğunu öğrenen Lyla onun yerini bulmak için sosyal işçi Richard Jeffries (TERRENCE HOWARD)’in yardımını almakta, hala tek gerçek aşkının hatıralarının gölgesinde yaşayan Louis ise kendisini müziğe dönmüş olarak ilk tanıştıkları yere doğru giderken bulur. Hayatın getirdikleriyle birbirlerinden ayrı düşen ancak sevgi ve müzikle birbirlerine bağlı olan Lyla, Louis ve August kaybettikleri ve hayatlarını sonsuza dek tamamlayacakları şeyi.. birbirlerini aramaktadırlar.

 

Tür: Dram / Müzik
IMdb: 7.5


Kırmızı Keman (1998)

Orjinal Adı: The Red Violin – Le Violon Rouge

 

Kırmızı Keman
Film Kanada’da seçkin bir müzayede salonunda açılır. 2 milyon dolara satılan bir Stradivarius kemanının hemen arkasından canlı kırmızı renginden dolayı Kırmızı Keman adıyla anılan, gene onun kadar değerli bir başka kemanın satışına geçilir. Keman hazır bulunanlardan yüksek teklifler alırken filmde geriye dönüşle kemanın hikâyesi anlatılmaya başlanır.Bu muhteşem Kanada, ABD, İtalya ortak yapımı film alışılmışın dışında çarpıcı bir öyküyle çıkıyor karşımıza.

 

Tür: Dram / Müzik / Tarih
IMdb: 7.7


Piyanist (2002)

Orjinal Adı: The Pianist
piyanist
Polonyalı başarılı Yahudi piyanist Wladyslaw Szpilman, sınır dışı edilmekten kaçarak Varşova’nın ara sokaklarında yaşamaya mahkum kalmıştır. Savaşın ızdırabını, küçük düşmeyi ve hayatta kalma mücadelesini hissederek, sürekli kaçarak ve yıkıntılarda saklanarak sürdürmektedir yaşamını. İşte böyle bir dönemde, bir Alman subayının kendisine yardım elini uzatması sayesinde hayatta kalmayı başaracaktır.Film hakkında “Polonya tarihindeki bu acılı dönemi anlatmayı hep istemiştim. Fakat bunun bir otobiyografi olmasını istemedim. Wladyslaw Szpilman’ın hatıralarının ilk bölümünü okuduğumda ‘The Pianist’in benim bir sonraki filmim olacağını biliyordum. Tüm dehşetine rağmen sevimli ve umut dolu bir yanı vardı.” şeklinde konuşan yönetmen Polanski’nin Szpilma n’ın hatıralarına ulaşması, 2000 yılında piyanistin oğlu sayesinde olmuş. Savaş başladığında 27 yaşında olan Szpilman, Polonya’nın geleceği en parlak konser piyanistleri arasındaymış. Yahudi oluşu sebebiyle ailesiyle birlikte Varşova gettolarına sürüldükten sonra, bir işbirlikçi sayesinde esir kampı trenlerinden kurtularak hayatta kalmayı başarmış. 1946 yılında kitap haline getirdiği hatıları yasaklandıysa da, oğlu 1999’da bulduğu babasına ait yazıları tekrar basarak onu uluslararası üne kavuşturmuş. İşte Polanski de, bu kitaptan yola çıkarak oluşturmuş “The Pianist”i.
pianist-006-szplimanFilmde Szpilman rolünde, “Bread & Roses” ve “The Thin Red Line” filmleriyle üne kavuşan Amerikan sinemasının genç yeteneklerinden Adrien Brody kamera karşısına geçmiş. Brody’ye eşlik eden oyuncular arasında Frank Finlay (baba), Thomas Kretschmann ( Wilm Hosenfeld), Ed Stoppard (Henryk) ve Jessica Kate Meyer (Halina) bulunuyormuş. Filmin 2000 Haziran’ında başlanan çekimlerinden önce, Szpilman’ın yaşadığı yerde yaşayanlar ve tarihçilerden yardım alınmış. Tüm ekibe sayısız Varşova belgeseli seyrettirilerek bu tarihçeden haberdar olmaları sağlanmış. Çok geniş bir teknik ekipman yardımı ile toplam 100 kişilik Polonyalı, Alman ve Fransız çekim ekibi birbirleri ile uyum içinde çalışmışlar.

 

Tür: Biyografi / Dram / Müzik / Savaş
IMdb: 8.5


Shine (1996)

Shine
Shine, 1996 Avustralya yapımı filmde meşhur piyanist David Helfgott’un dram dolu yaşamı anlatılmaktadır. Filmde musevi bir ailenin sıradışı kabiliyetli çocuğunun müzik yarışmalarındaki başarıları, İngiliz Kraliyet Akademisi’nden aldığı burs ile babasının aileyi bir arada tutma çabası ve bunun dramatik sonuçları ele alınmıştır. Filmin isminin anlamı olan parlama, filme konu olan David Helfgott’un karanlık dönemden aydınlığa kavuşmasını imlemektedir.Filmin başrolünde David Helfgott’ı canlandıran Geoffrey Rush vardır. Filmin hikâyesi Jan Sardi tarafından kaleme alınmış ve Scott Hicks tarafından da filme alınmıştır.Filmin Moby Dick barda geçen bir sahnesinde Avustralya vatandaşı ve Oskar ödüllü meşhur aktris Nicole Kidman da kısa süreli olarak görülmektedir.

Tür: Biyografi / Dram / Müzik
IMdb: 7.7


Beethoven’ı Anlamak (2006)

Orjinal Adı: Copying Beethoven
copying-beethoven-2
Tüm sanat yaratıcılarının en büyük sorunudur: Mevcut başarıları tekrar edememek. Eğer bu yaratıcı büyük besteci Beethoven ise, bu durumun çok daha sancılı geçiyor olması şaşırtıcı olmayacaktır. İşte, bu büyük deha da, hayatının son yıllarında yeni besteler üretmek konusunda sıkıntı çekmektedir. Başarı elde eden son çalışmasının üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üzerinde çalıştığı besteyi bitirememekte ve zaten sıkıntılı olan durumuna bu, daha da çok sıkıntı eklemektedir. Sağırlığının gittikçe artması ve buna bağlı olarak da kendini çok daha fazla yanlız hissetmesi, içinde olduğu bunalımı daha da arttırmaktadır. Bu sıkıntılı durumda, son bestesini söz verdiği tarihte bitirebilmesi için çalışmalarını kopya edecek bir kişiye ihtiyaç duyar. O kişi ise genç ve güzel Anna Holtz olacaktır. Belki de, o çok bilindik söz yine kendini anımsatacaktır: “Her başarılı insanın arkasında bir kadın vardır”… Anna da, Beethoven ile yoldaşlık yapmak için elinden geleni ardına koymayacaktır. Ancak Beethoven da kolay bir kişilik değildir.

Tür: Biyografi / Dram / Müzik
IMdb: 6.8

 


Amadeus (1984)

Dünya müzikal tarihine yön veren deha Mozart, gündelik yaşamında gerçek bir arıza karakter olarak yaşamdan bir hayli kopuk bir hayat tarzı sürdürmektedir. Yeteneğini dışa vurmak için ilginç bir yol seçen sanatçı tutarsız davranışlarda bulunmayı bir alışkanlık edinmiştir. Yaşamı ile müziği zıt kutuplarda ilerleyen Mozart, yeteneğini sergilemek için mantıksız hareketlerde bulunur. Adeta bir “tutunamayan” profili çizen Mozart, bu sağlıksız yaşamı yüzünden Antonio Salieri’yi endişelendirmektedir. Diğerine göre çok daha disiplinli ve müzik konusunda hırslı olan Antonio, müziğin tanrısı kadar başarılı olamamaktadır. Bu düşünceler zamanla farklı bir ilişki kurmalarına neden olur… Müzik konusunda yüce bir yeteneğe sahip olan Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin ilişkisine odaklı bir başyapıt. Sanat ile sanatçının kişiliği arasındaki ilişkiye odaklanan ve usta müzisyenin yaşamını, Salieri üzerinden anlatan bir klasik.

Tür: Biyografi / Dram / Müzik
IMdb: 8.3


Ölümsüz Sevgi (1994)

Orjinal Adı: Immortal Beloved
immortalbeloved20
Beethoven’ın ölümünden sonra ortaya çıkarılan ve sanatçının bütün eserlerini bıraktığını söylediği ölümsüz aşkının kim olduğunu konu edinen Ölümsüz Sevgi, İlgi çekici konusuyla, güzel bir biyografik drama filmi.Özellikle, Beethoven’ın sağırken yaptığı besteler ve bunu senfoni ile birlikte izleyicilere sunarken yaşadığı zorluklar çok iyi anlatılmış. Bazı bölümlerde ise bestelerini onun “sessizliğinde” dinlemek de oldukça enteresan bir deneyim.KonuLudwig van Beethoven’ın (Gary Oldman) ölümünden sonra, sekreteri ve ilk biyografi yazarı Anton Schindler (Jeroen Krabbé), müzisyenin odasında gizli üç tane mektup bulur. Bunlardan birinde yazan “tüm müziğim ve mülkümün karşılığının tamamı tek varisim olan, ölümsüz aşkımındır” yazısını Beethoven’ın “gerçek” vasiyeti olarak kabul eder ve onun ölümsüz aşkını aramaya başlar.

Tür: Biyografi / Dram / Müzik
IMdb: 7.5


1900 Efsanesi (1998)

Orjinal Adı: The Legend of 1900 – La leggenda del pianista sull’oceano
L-of-1900
Virginian adındaki Avrupa ve Amerika arasında sürekli sefer yapan lüks bir yolcu gemisinde 1900 yılının ilk ayının ilk haftasının salı günü geminin Filipin’li zenci ateşcisi Danny Broodman(Bill Nunn) 1. sınıfların balo salonundaki piyanonun üstünde, üstünde T.D. Lemons yazan bir kutunun içinde yeni doğmuş bir bebek bulur ve bebeğin adını Danny Broodman T.D. Lemons Novecento koyar. Ama gemi çalışanları çocuğa 1900 diye seslenmektedir.Bebeği yasal sebeplerle elinden alırlar korkusuyla Danny 1900’ü asla gemiden indirmez. 1900, 8 yaşına geldiğinde Danny makine dairesinde yaşanan bir kaza sonucunda ölür. 1900 yine yetim kalır. Gemide herkesin sevdiği 1900 bir gece piyano çalmaya başlar ve herkesi kendine hayran bırakır. O günden sonra gemide yaşamaya karar veren 1900’ün en yakın arkadaşı trompet çalan Max Tooney(Pruitt Taylor Vince)’dir. Mükemmel piyano çalışıyla ün salmaya başlayan 1900’ün şöhretini duyan ünlü caz piyanisti Jelly R. Morton(Clarence Williams) ona bir bir piyano duellosunda meydan okumak için gemiye biner ama 1900 mükemmel bir piyanisttir…

Tür: Dram / Müzik
IMdb: 8.1


Whiplash (2014)

whiplash
”Açıkçası insanların Shaffer’da yaptığım şeyi anladıklarını sanmıyorum. Ben orada orkestra yönetmiyordum. Moronun teki de kollarını sallayıp millete tempo verebilir. Ben orada insanları, onlardan beklenenin ötesine zorlamak için bulunuyordum. Bunun mutlak bir gereksinim olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde dünyayı bir sonraki Louis Armstrong’dan, Charlie Parker’dan mahrum ederiz.”

Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, müzik temalı filmler müzisyenler için velinimet gibidir. Bu film, sizi hem müzikal açıdan hem de eğitsel açıdan düşünmeye sevk eden, ”Kan, ter ve gözyaşı olmadan olmuyor” temalı, başarısızlık korkusuyla gerilimi sürekli yüksek tutan, ama öte yandan enfes bir caz resitali olan Whiplash, listede birinciliği hak eden film oluyor.

Filmde Andrew Neiman karakteri, New York’ta bulunan ünlü Shaffer Konservatuvarı’nda birinci sınıf öğrencisi. Bu karakterin gözünden izliyoruz desek yanlış olmaz herhalde. Andrew küçük yaşlarından itibaren bateri ile ilgilenmekte ve en büyük hedeflerinden biri hayran olduğu caz bateristi Buddy Rich gibi çalabilmektir. Konservatuvarın en prestijli hocası olan Terence Fletcher da başroldeki diğer karakter olup öğrencilerine rahatsız edici boyutta sert davranan bir hocadır; öğrencilerle alay etmekten, onlara hakaret etmekten ve hattasandalye fırlatmaktan çekinmez.

whiplashh

İngilizce’de ‘aferin‘den daha zararlı bir kelime yoktur.    –Terence Fletcher

Hata kabul etmeyen, bir dahi yaratmak için baskı kurmanın gerekli olduğunu düşünen bir öğretmen karşısında, elinden gelenin en iyisini yapmaktan başka çaresi olmayan bir öğrencinin kendi içlerinde ve birbirleri arasında yaşadığı psikolojik savaş çok iyi işlenmiş.

Tür: Dram / Müzik
IMdb: 8.5


Karnaval’da Arayın

ınstagram’da Karnaval