Bilmeniz Gereken 5 Kadın Besteci

İnsanlık yüzyıllardır erkeklerin üstün ve kadınların ikinci sınıf insan olarak görüldüğü hatta Nazım Hikmet’in söylediği gibi “öküzden sonra gelen kadınlarımız” oldu. Ama neyse ki artık günümüzde kadın erkek eşitliğinden bahsedebiliyoruz. Henüz bu konuda bütün insanlığın katetmesi gereken çok yol olsa da kadınlar zamanla toplumda hak ettikleri yeri bulacaklardır. Müzik tarihinde de kadınlar hep ikinci planda olmuş, bazı kadın besteciler, eserlerini takma bir erkek ismiyle yayınlamak zorunda bile kalmıştır. Bu nedenle günümüzde neredeyse hiç bir kadın bestecinin adı bilinmemektedir. İşte bu yazımızda müzik tarihinden önemli kadın bestecileri tanıma fırsatını bulacaksınız.

Clara Schumann

Clara Josephine Wieck (13 Eylül 1819, Leipzig – 20 Mayıs 1896, Frankfurt), Romantik Dönem’in önde gelen piyanist ve bestecilerinden. 61 yıllık konser kariyeri boyunca piyano konserlerinin format ve repertuvarında önemli değişikliklere öncülük etmiştir. Romantik Alman besteci Robert Schumann ile evliliğinden sonra Clara Schumann adını kullanmıştır, ancak evliliğinden önce Clara Wieck olarak da kayda değer bir üne sahipti.

Clara Josephine Schumann Leipzig’de doğdu. Babası Friedrich Wieck tanınmış bir müzik pedagogu ve piyanistti. İlk derslerini babasından aldı. Robert Schumann’la 1840’da evlendiler. On yıl sonra besteci Schumann akıl hastalığına yakalanarak öldü. Özellikle büyük besteci Johannes Brahms’a yakın bir dostlukla bağlıydı. Bir yandan konserler veriyor, bir yandan öğretmenlik yapıyordu. 1878’den 1892’ye kadar Frankfurt yüksek konservatuvarında piyano profesörlüğü yaptı ve orada öldü. Clara besteci olarak Robert Schumann’a “Rückert Lied”lerinden op. 12, 4 ve 11 numaralılarını bestelemiş, ayrıca piyano eserleri, bir piyano konçertosu ve oda müziği eserleri bırakmıştır.

Bingenli Hildegard

Azize Bingenli Hildegard (Almanca: Hildegard von Bingen; 1098 – 17 Eylül 1179), Benedikten tarikatına mensup Alman rahibe, yazar, besteci, alfabe mucidi, filozof, hezârfen.

Ortaçağ’da Avrupası’nın en tanınmış kadın şahsiyetlerinden birisi olan Bingenli Hildegard, yüzyıllardır Roman Katolik Kilisesi tarafında azize olarak tanınmış, 2012’de Papa Benedictus tarafından “Kilise Doktoru” ilan edilmiştir.

Bir çok alanda eser vermiş; bitkileri, hayvanları, doğadaki canlı-cansız varlıkları konu alan kitabıyla tarihin ilk kadın doğa bilimcilerinden birisi arasına girmiştir.[1] Ortaçağ’ın önemli bestecilerinden birisi idi; Ordo virtutum adlı ünlü orotoryoyu bestelemiştir. Lingua Ignota adlı bir alfabe geliştirmiştir.

Francesca Caccini

1587-1640 yılları arasında yaşamış italyan besteci. Bingenli Hindegard’dan sonra gelen en önemli kadın bestecidir. ncelikle sesiyle ün yapmış ardından besteleriyle de kendini kabul ettirmiştir. Babası Giulio Caccini’den çok daha fazla ses getirmeyi başarmıştır.

1600 yılında Palazio Pitti’de babasının bestelediği Jacopo Peri’nin eurydi operasında sahne almış ve şarkıcılığıyla herkesi büyülemiştir. Şarkıcılıktan sonra besteciliğe de başlayan Francesca, beş opera bestelemiştir. Bu operalardan yalnızca biri günümüze ulaşmıştır. Bu opera aynı zamanda İtalya dışında sahnelenen ilk İtalyan operası olma özelliğini de taşıyan “A Liberazione di Ruggiero Dall’isola A’alcina”dır.

 

 

Barbara Strozzi

Bir şair ve libretto yazarı olan Giulio Strozzi, Barbara’yı kızı olarak evlatlık aldı. Barbara muhtemelen Strozzi’nin ve onun uzun zamandan beri hizmetkarı olan Isabella Garzoni’nin gayri meşru kızıydı. Venedik’in Cannaregio semtinde Santa Sofia kilisesinde vaftiz edildi.

Giulio, kızının müzik yeteneğini teşvik etti, hatta Barbara’nın performanslarının onaylanıp halka arz edilebileceği bir akademi yarattı. Sayısız vokal yeteneklerini daha geniş kitlelere sergilemesini istiyordu. Bununla birlikte, şarkıcılık onun tek yeteneği değildi. Ayrıca kompozisyon açısından yetenekliydi ve babası, besteci Francesco Cavalli ile çalışması için ona yardım etmiştir.

Strozzi’nin bir fahişe olduğu söylentileri yayılmıştır fakat bu, erkek çağdaşlarının iftiralarından başka bir şey değildir. Alışılmadık bir hayatı olduğuna inanılsa da sessiz bir şekilde hayatını sürdürdü. Dört çocuğundan en az üçünün aynı babadan olduğu kanıtlanmıştır. Çocuklarının babası, erken dönem operanın önemli destekçilerinden Giovanni Paolo Vidman’dı. Vidman’ın hiç bir şey bırakmadan ölümünden sonra bütün yatırımlarıyla ve kompozisyonlarıyla Strozzi ilgilenmek durumunda kaldı. Strozzi, Padua’da 1677’de 58 yaşında öldü.

Elisabeth Jacquet de La Guerre

Elisabeth-Claude Jacquet de La Guerre, Paris’teki Saint-Louis-en-l’Île kilisesinde usta çalgı yapımcısı ve müzisyenlerden oluşan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dahi bir çocuk olarak ilk müzik eğitimini babasından aldı ve genç yaşta Kral XIV. Louis’den önceki dönem müziğini harpsikordda seslendirdi. Gençlik çağında saraya müzisyen olarak kabul edildi ve eğitimini burada sürdürdü. 1684 yılında ünlü orgçu Michel de La Guerre’in oğlu Marin de La Guerre ile evlendi. Evlendikten sonra evinde eğitmenlik yapmaya ve beste çalışmalarına devam etti.  Jacquet de La Guerre, zamanının az tanınan kadın bestecilerinden biriydi ve çağdaşlarının çoğunun aksine çok farklı alanlarda besteler vermiştir.


Karnaval’da Arayın

ınstagram’da Karnaval